26 Mart 2026 Perşembe

Sarı Zarftan QR Koda: Uzlaştırmada e-Tebligat Dönemi"

 


Özellikle uzlaştırma süreçlerinde tebligatın "gecikmesi" dosyanın aylarca sürüncemede kalmasına neden olabiliyor.

İşte bu gelişmeleri ve uzlaştırma (conciliation) sürecini hızlandıracak yeni bir döneme girmek üzereyiz

Dijital Adalette Yeni Dönem: Vatandaşlar İçin e-Tebligat Zorunluluğu Kapıda!

Türkiye’de yargı sisteminin hızlanması ve bürokrasinin azaltılması amacıyla başlatılan dijitalleşme hamlesinde en kritik aşamalardan birine geldik. Bugüne kadar sadece şirketler, avukatlar ve kamu kurumları için zorunlu olan Elektronik Tebligat (e-Tebligat) sistemi, Meclis gündemindeki yeni yasal düzenlemelerle birlikte artık her vatandaş için bir zorunluluk haline gelmeye hazırlanıyor.

Peki, Bu Değişim Ne Anlama Geliyor?

Geleneksel "sarı zarf" dönemi yerini, Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi (UETS) üzerinden gönderilen dijital bildirimlere bırakıyor. Resmi Gazete’de yayımlanacak yeni paketle birlikte, yargı mercileriyle teması olan her bireyin bir dijital adresi olması gerekecek.

Uzlaştırma Süreçlerinde e-Tebligat Devrimi

Bir uzlaştırmacı (conciliator) için en büyük engel, taraflara ulaşılamaması veya tebligatın usulsüzlüğü nedeniyle sürecin tıkanmasıdır. e-Tebligat zorunluluğu, bu süreci kökten değiştirecek avantajlar sunuyor:

1. "Adreste Bulunamadı" Bahanesi Tarih Oluyor

Uzlaştırma teklif formlarının postayla gönderilmesinde yaşanan; taşınma, yanlış adres veya kapıya haber kağıdı bırakılmasına rağmen teslim alınmama gibi sorunlar tamamen ortadan kalkıyor. Tebligat doğrudan vatandaşın dijital dosyasına ulaşıyor.

2. Sürelerin Kesinleşmesi ve Hız

Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca uzlaştırma teklifine cevap vermek için tanınan 7 günlük süre, tebligatın ulaştığı andan itibaren (veya e-tebligat kuralı gereği 5. günün sonunda) net bir şekilde işlemeye başlar. Bu, dosyanın sürüncemede kalmasını engeller.

3. Maliyet ve Zaman Tasarrufu

Fiziki posta masrafları (posta pulu, tebliğ mazbatası vb.) ortadan kalktığı için yargılama giderleri düşer. Uzlaştırmacı, teklif aşamasını günler yerine dakikalar içinde resmiyete dökebilir.

4. Güvenli Arşivleme

Vatandaşlar, kendilerine gelen resmi bildirimleri kaybetme riski olmadan yıllarca UETS sisteminde saklayabilir. Bu, uzlaştırma tutanaklarının ve teklif formlarının ispat gücünü artırır.

Vatandaşlar Ne Yapmalı?

Zorunluluk tam kapsamlı yürürlüğe girdiğinde, vatandaşların e-Devlet üzerinden veya PTT şubelerinden UETS adreslerini aktive etmeleri gerekecek. Unutulmamalıdır ki; sisteme düşen bir tebligat, açılmasa dahi 5. günün sonunda tebliğ edilmiş sayılır. Bu nedenle dijital okuryazarlık, hukuki hak kaybına uğramamak için artık bir tercih değil, zorunluluktur.

Sonuç Olarak: Adalete erişimi hızlandıran bu adım, toplumsal barışı hedefleyen "Uzlaştırma" kurumu için can suyu niteliğindedir. Dijitalleşen her tebligat, barışa giden yolda kazanılan bir zamandır.

HAZIRLAYAN : Serkan HORUZ

( Uzlaştırmacı/Sosyal Arabulucu)

8 Ocak 2026 Perşembe

Uzlaştırmada "Coğrafya Kader" Olmamalı: Ücret Adaleti İçin Çözüm Önerisi


Uzlaştırma müessesesi, onarıcı adaletin en önemli yapı taşlarından biri. Ancak son dönemde İzmir örneği üzerinden yaşanan hayal kırıklığı, sistemdeki kronik bir sorunu yeniden gün yüzüne çıkardı: "Aynı işe, farklı ücret." Peki, çözüm ne?

Geçmiş yıllarda İzmir Adliyesi, uzlaştırmacılar için bir "kutup yıldızı" niteliğindeydi. Uyguladığı ücret politikası ve emeğe verdiği değerle diğer illerdeki adliyelere emsal gösterilir, "İzmir'deki gibi bir sistem istiyoruz" denilirdi.


Ancak bu sene yayınlanan ücret tarifesi, maalesef bu algıyı yerle bir etti. Bir zamanların örnek adliyesinde yaşanan bu geri gidiş ve beklentilerin altında kalan rakamlar, uzlaştırmacılar arasında haklı bir hayal kırıklığına ve motivasyon kaybına neden oldu.

Bu durum, aslında daha derin ve sistemsel bir sorunun tezahürüdür: Standart eksikliği.

Sorun: Aynı Emek, Farklı Adalet

Bir uzlaştırmacı düşünün; dosyasını inceliyor, tarafları arıyor, müzakere yürütüyor, raporunu hazırlıyor. Bu süreç, Edirne’de de, Kars’ta da, İzmir’de de aynı profesyonel emeği gerektiriyor.

Fakat mevcut sistemde, uzlaştırmacının alacağı ücret, bulunduğu ilin/ilçe adliye Savcının  takdirine, yerel bütçe yorumlarına ve inisiyatiflere kalmış durumda. "Eşit işe eşit ücret" ilkesinin zedelendiği bu noktada, uzlaştırmacılar arasında "şanslı adliye / şanssız adliye" ayrımı doğuyor.

​Emek/çaba, coğrafi konuma göre değişmemelidir.

Çözüm: İkili Yapı Modeli (Hizmet + Masraf)

Adalet Bakanlığı Alternatif Çözümler Daire Başkanlığı'nın bu kaosa son verecek bir düzenlemeye gitmesi artık bir tercih değil, zorunluluktur. Çözüm önerimiz gayet net ve uygulanabilirdir: Halihazırda da teoride var olan ama sahada olmayan Ücret ile Masrafın Ayrıştırılması. Özetle, olağan giderlerin, adliye içinde kurulacak komisyonda talebe gerek kalmadan standart olarak ödenmesi


Sabit Hizmet Ücreti (Emeğin Karşılığı)

​Bakanlık tarafından belirlenen, tüm Türkiye’de geçerli sabit bir taban ücret olmalıdır.

  • ​Bu ücret; uzlaştırılan kişi sayısına/adetine göre kademeli olarak artmalıdır. Örneğin asağıdaki adliye uzlaştırmacı ücret tarufesinde olduğu gibi



  • ​Adliyeden adliyeye değişmemeli, yoruma kapalı olmalıdır.
  • ​Uzlaştırmacı dosyayı aldığında, harcayacağı emeğin asgari karşılığını bilmelidir.
​2. Sarf Ücreti (Masrafın Karşılığı)

İşte savcı takdirinin devreye girmesi gereken yer burasıdır. Çünkü emek standart olsa da, masraflar değişkendir. Sarf ücreti,  kalem kalem hesaplanmalıdır:

​Yol ve Ulaşım: Özellikle uzak ilçelere veya köylere giden uzlaştırmacının mutat ulaşımı kullandığında uzunca bir zaman kaybı olduğundan kendi arabası ile gitmektedir. ( Çoğunlukla 2 ve ikiden fazla olabilmektedir. Müzakere sürecinin uzunluğuna göre daha da arrmaktadır) Bu nedenle uzak iĺçelerde merkez ile bulunulan adliye arası makul bir yakıt masrafı belirlenip yol ücreti  standart olarak  (yakıt) verilebilir. İl içinde ise bilet masrafı eklenebilir

​Kırtasiye ve İletişim:Uzlaştırmacıların bir başja gider kalemi de evrak çıktı masrafıdır, özellikle kimi adliyelerde taraf sayısından bir fazla istenen rapor önemli bir gider kalemi olabilmektedir. 2 kisilik bir uzlaştırma raporu asgari 3 sayfa olabilmekte  toplamda 3 nüsha istendiğinden 9 sayfa+ görevlendirme evrakı = 10 sayfa olabilmektedir. Bugün büyük şehirlerde 1 sayfa çıktı 4 TL olabilmektedir. 10×4 = 40/50 TL kisi sayısı arttıkça  Teslim edilecek uzlaşmaraporu nüsha adeti artıyor  ve maliyette katlanıyor.  Bir başka gider kalemi de GSM telefon giderleridir. Uzlaştırmacı yüzyüze görüşme öncesinde bazen saatleri bulan görüşmeler yapabilmekte, SMS göndermektedir. Hatta bazen güvenlik sebebi ile uzlaştırma faaliyeti için ikinci bir telefon hattı almakta bu hattında aylık faturasını cebinden ödeyebilmektedir.

​Yemek ve İaşe: Özellikle şehir merkezi dışındaki uzak adliyelere veya görüşmelere giden uzlaştırmacı bütün gününü uzlaştırma faaliyeti için harcamakta çoğunlukla ayrı ayrı taraflarla görüşmekredir.  Bu süre zarfında zorunlu ihtiyaçları yemek/çay/kahve/su vs.  olmaktadır. Bu nedenle özellikle uzak adliyeler için en azından bir ögün yemek/çay/kahve vs. Makul sınırlar içinde giderlere ilave edulmesi gerekir.

DERLEYEN: Serkan HORUZ

            ( UZLAŞTIRMACI)

6 Ocak 2026 Salı

2025’ten Devreden Dosyalarda Hangi Tarife Geçerli? (+İtiraz Dilekçesi Örneği)

 


Yeni yıla girdik ve her sene başında olduğu gibi uzlaştırma dosyalarındaki ücret tarifesi geçişlerinde yine kafa karışıklıkları yaşanıyor. Özellikle 2025 yılının son aylarında tevzi edilen ancak işlemleri 2026 yılında tamamlanan dosyalarda, bazı adliyelerde ödemelerin eski tarife (2025) üzerinden hesaplandığına dair bilgiler geliyor.



Eğer siz de raporunuzu 2026’da teslim etmenize rağmen 2025 ücreti aldıysanız veya sarf kararınız buna göre düzenlendiyse, bu yazı sizin için. Hakkınız olan farkı nasıl talep edebileceğinizi ve hukuki dayanağını aşağıda bulabilirsiniz.

​Kural Net: Görevlendirme Tarihi Değil, Rapor Tarihi Esastır!

​Uzlaştırmacıların ücret ödemelerinde en sık yapılan hata, dosyanın "tevzi edildiği" (görevlendirildiği) tarihin baz alınmasıdır. Oysa ki Adalet Bakanlığı tarafından yayımlanan Asgari Ücret Tarifesi bu konuda çok açık bir hüküm içerir.

​31 Aralık 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 2026 Yılı Uzlaştırmacı Asgari Ücret Tarifesi’nin "Zaman Bakımından Uygulama" başlıklı maddesi (genellikle son maddelerdedir) şöyledir:

​"Uzlaştırma ücretinin takdirinde, uzlaştırma raporunun tamamlandığı tarihte yürürlükte olan Tarife esas alınır."

​Senaryo Nasıl İşliyor?

​Görevlendirme: Kasım 2025'te bir dosya aldınız.

​Süreç: Taraflarla görüştünüz, müzakereler sürdü.

​Sonuç: Raporunuzu 05.01.2026 tarihinde Uzlaştırma büronuza teslim ettiniz.

​Hatalı Uygulama: Savcılık kalemi, dosya 2025 esaslı olduğu için sarf kararını 2025 tarifesine göre yazdı.

​Doğru Uygulama: Rapor tarihi 2026 olduğu için, ücretiniz zamlı 2026 tarifesi üzerinden hesaplanmalıdır.

​Neden İtiraz Etmelisiniz?

​2026 tarifesi, ekonomik koşullar göz önüne alınarak 2025’e göre artırılmıştır. Emeğinizin karşılığını tam olarak almak en doğal hakkınızdır. Aradaki fark, dosyanın taraf sayısına ve sonucuna göre (olumlu/olumsuz) ciddi bir tutar olabilir. Bu bir "zam" talebi değil, yasal düzenlemenin gereğidir.

​Ne Yapmalısınız?

​Eğer sarf kararınızın eski tarifeden kesildiğini görürseniz veya ücretiniz eksik yatarsa, aşağıdaki dilekçe örneğini düzenleyerek dosyanın bulunduğu Cumhuriyet Başsavcılığı Uzlaştırma Bürosu’na başvurabilirsiniz.




HAZIRLAYAN: Serkan HORUZ