Uzlaştırma müessesesi, onarıcı adaletin en önemli yapı taşlarından biri. Ancak son dönemde İzmir örneği üzerinden yaşanan hayal kırıklığı, sistemdeki kronik bir sorunu yeniden gün yüzüne çıkardı: "Aynı işe, farklı ücret." Peki, çözüm ne?
Geçmiş yıllarda İzmir Adliyesi, uzlaştırmacılar için bir "kutup yıldızı" niteliğindeydi. Uyguladığı ücret politikası ve emeğe verdiği değerle diğer illerdeki adliyelere emsal gösterilir, "İzmir'deki gibi bir sistem istiyoruz" denilirdi.
Bu durum, aslında daha derin ve sistemsel bir sorunun tezahürüdür: Standart eksikliği.
Sorun: Aynı Emek, Farklı Adalet
Bir uzlaştırmacı düşünün; dosyasını inceliyor, tarafları arıyor, müzakere yürütüyor, raporunu hazırlıyor. Bu süreç, Edirne’de de, Kars’ta da, İzmir’de de aynı profesyonel emeği gerektiriyor.
Fakat mevcut sistemde, uzlaştırmacının alacağı ücret, bulunduğu ilin/ilçe adliye Savcının takdirine, yerel bütçe yorumlarına ve inisiyatiflere kalmış durumda. "Eşit işe eşit ücret" ilkesinin zedelendiği bu noktada, uzlaştırmacılar arasında "şanslı adliye / şanssız adliye" ayrımı doğuyor.
Emek/çaba, coğrafi konuma göre değişmemelidir.
Çözüm: İkili Yapı Modeli (Hizmet + Masraf)Adalet Bakanlığı Alternatif Çözümler Daire Başkanlığı'nın bu kaosa son verecek bir düzenlemeye gitmesi artık bir tercih değil, zorunluluktur. Çözüm önerimiz gayet net ve uygulanabilirdir: Halihazırda da teoride var olan ama sahada olmayan Ücret ile Masrafın Ayrıştırılması. Özetle, olağan giderlerin, adliye içinde kurulacak komisyonda talebe gerek kalmadan standart olarak ödenmesi
Sabit Hizmet Ücreti (Emeğin Karşılığı)
Bakanlık tarafından belirlenen, tüm Türkiye’de geçerli sabit bir taban ücret olmalıdır.
- Bu ücret; uzlaştırılan kişi sayısına/adetine göre kademeli olarak artmalıdır. Örneğin asağıdaki adliye uzlaştırmacı ücret tarufesinde olduğu gibi
- Adliyeden adliyeye değişmemeli, yoruma kapalı olmalıdır.
- Uzlaştırmacı dosyayı aldığında, harcayacağı emeğin asgari karşılığını bilmelidir.
İşte savcı takdirinin devreye girmesi gereken yer burasıdır. Çünkü emek standart olsa da, masraflar değişkendir. Sarf ücreti, kalem kalem hesaplanmalıdır:
Yol ve Ulaşım: Özellikle uzak ilçelere veya köylere giden uzlaştırmacının mutat ulaşımı kullandığında uzunca bir zaman kaybı olduğundan kendi arabası ile gitmektedir. ( Çoğunlukla 2 ve ikiden fazla olabilmektedir. Müzakere sürecinin uzunluğuna göre daha da arrmaktadır) Bu nedenle uzak iĺçelerde merkez ile bulunulan adliye arası makul bir yakıt masrafı belirlenip yol ücreti standart olarak (yakıt) verilebilir. İl içinde ise bilet masrafı eklenebilir
Kırtasiye ve İletişim:Uzlaştırmacıların bir başja gider kalemi de evrak çıktı masrafıdır, özellikle kimi adliyelerde taraf sayısından bir fazla istenen rapor önemli bir gider kalemi olabilmektedir. 2 kisilik bir uzlaştırma raporu asgari 3 sayfa olabilmekte toplamda 3 nüsha istendiğinden 9 sayfa+ görevlendirme evrakı = 10 sayfa olabilmektedir. Bugün büyük şehirlerde 1 sayfa çıktı 4 TL olabilmektedir. 10×4 = 40/50 TL kisi sayısı arttıkça Teslim edilecek uzlaşmaraporu nüsha adeti artıyor ve maliyette katlanıyor. Bir başka gider kalemi de GSM telefon giderleridir. Uzlaştırmacı yüzyüze görüşme öncesinde bazen saatleri bulan görüşmeler yapabilmekte, SMS göndermektedir. Hatta bazen güvenlik sebebi ile uzlaştırma faaliyeti için ikinci bir telefon hattı almakta bu hattında aylık faturasını cebinden ödeyebilmektedir.
Yemek ve İaşe: Özellikle şehir merkezi dışındaki uzak adliyelere veya görüşmelere giden uzlaştırmacı bütün gününü uzlaştırma faaliyeti için harcamakta çoğunlukla ayrı ayrı taraflarla görüşmekredir. Bu süre zarfında zorunlu ihtiyaçları yemek/çay/kahve/su vs. olmaktadır. Bu nedenle özellikle uzak adliyeler için en azından bir ögün yemek/çay/kahve vs. Makul sınırlar içinde giderlere ilave edulmesi gerekir.
DERLEYEN: Serkan HORUZ
( UZLAŞTIRMACI)



Görüşlerimiz çok makul ve mantıklı. Ancak karar mercilerini iletilmeli. Sonuçta yapılan emek ve hizmet bu ülkenin adaletine ciddi oranda katkı sağlıyor. Bunu bakan da açıklıyor.
YanıtlaSilYaşar Kesen-Konya Uzlaştırmacı
YanıtlaSil